top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Kronofel
    Kronofel
  • 22 Kas
  • 14 dakikada okunur

Hepimiz, hayatın getirdiği zorluklar karşısında daha güçlü ve daha mutlu olmak istiyoruzdur. Ama çoğu zaman, o huzuru yanlış yerde arıyor olabiliriz. Tıpkı bir köpeğin, başkasının attığı kemiğin peşinden koşması gibi biz de sürekli dış dünyadan gelen geçici tatminlerin, sahte vaatlerin ve boş heveslerin tuzağına düşüyoruz.


İyi de mutluluk, bu dış unsurlarda değil de nerede olabilir? Eğer ki içimizdeyse modern dünyanın tüm baskılarına rağmen o kapıyı nasıl aralayabiliriz?


İşte bu yazıda, bu sorunun peşine düşeceğiz ve binlerce yıl önce Antik Yunan ve Roma'da yeşeren, mutluluğun dış koşullara bağlı olmadığını ilan eden Stoacılık felsefesini inceleyeceğiz. Öyle ki bu felsefe, kölelerden imparatorlara kadar geniş bir kitleye hitap etmiş.


Amacımız; stoacılığın temellerini anlamak, onu en önemli temsilcileriyle tanımak ve özellikle de modern yaşamın getirdiği anksiyete, öfke ve kafa karışıklığı ortamında bize nasıl bir yol göstereceğini keşfetmek olacak. Eğer hayatının kontrolünü başkalarının ya da dış olayların insafına bırakmaktan yorulduysan merak etme bu yazı aynı zamanda sana kendi içsel kaleni inşa etmen için gereken araçları da sunacak.


Mutluluğu Neden Dışarıda Arıyoruz?

Günümüzde çevremizi saran reklamlar ve sosyal kıyaslama kültürü, bize sürekli sürekli bir şeylerde yetersiz olduğumuzu dikte ediyor. Bize en yeni şeye sahip olmadığımız, belirli bir standarda uygun görünmediğimiz veya belirli bir miktarda parayı kazanmadığımız sürece mutlu olamayacağımız inancı empoze ediliyor.


Bir zamanlar benim de aralarında bulunduğum oldukça kalabalık bir insan grubu, mutluluğun formülünü dışsal etkenlerde arıyor: Para, şöhret, statü veya geçici hazlar. İnsanlar mutluluğa ulaştıracak araçları (zenginlik, itibar) mutluluğun kendisi sanarak aslında aradıkları şeyi terk ediyorlar.


Bu yanıltıcı arayışın, temelde iki yıkıcı sonucu var:

  1. Dışsal Koşulların Güvenilmezliği: Mutluluğumuzu dışsal güçlerin eline bıraktığımızda, o güçlerin bizi hayal kırıklığına uğratma riski her zaman mevcut. Araban bozulur sanayiden çıkmaz, yarım saat otobüs beklersin doludur seni almaz, en güvendiğin insan gelir en beklemediğin yerinden vurur, bu liste böyle uzar gider. Tabii dışsal şeylerin varlığı veya yokluğu, en nihayetinde irademizin nedensel gücünün dışında kalır. Eğer mutluluğu bu dışsal şeylere bağlarsak kaçınılmaz olarak kıskanç, şüpheli ve haksızlık yapmaya meyilli oluruz çünkü bu değer verdiğimiz şeyleri elimizden alabilecek kişilere veya olaylara karşı komplo kurma ihtiyacı duyarız.

  2. Haz Peşinde Koşmanın Yıkımı: Hazlar geçici ve yüzeyseldir. Marcus Aurelius, hazzın peşinden koşan kişinin suçunun, aşağılık olmak olduğunu söyler. Kendi çıkarları ve hazları peşinde koşan insan, diğer insanları dikkate almadan hareket eder ve sonuçta haksızlık etmiş olur. Bu durum, yanılgılara ve yanlış eylemlere yol açarak doğaya ve topluma yabancılaşmaya neden olur. Aurelius, evrenin nasıl işlediğini ya da içinde neler olup bittiğini bilmeyen, kendini toplumun akla dayalı düzeninden uzaklaştırmış kişinin, evren içinde kanserli bir varlık haline geldiğini söyler.


Tabii modern yaşamın karmaşıklığı da bu mutsuzluğu oldukça besliyor. Tıpkı Seneca'nın "Yaşamın Kısalığı Üzerine" eserinde uyardığı gibi, zamanımızı çok çalışarak, çok eğlenerek veya çeşitli oyalanmalarla israf ediyoruz. Birçoğumuz sürekli tatile gitmeyi beklerken Stoacılar kaçmak istemeyeceğiniz bir yaşam inşaa etmeye odaklanmanızı tavsiye ediyor.


İşte bu noktada, Stoacılık bize, aradığımız huzurun kaynağının ne zenginlikte, ne şöhrette ne de geçici zevklerde değil, bizzat bizim içsel dünyamızda yattığını gösteren farklı bir yol sunuyor.


Yazının başından beri hatta kapağa da kocaman yazdığım gibi Stoa diye bir şeyden bahsedip duruyorum. İşte şimdi o Stoa kavramını biraz ters yüz edeceğiz. Şu soruyla başlayalım: Bu felsefe tam olarak nedir ve kökeni nereye dayanır? Şimdi biraz geçmişe gidelim.


Stoacılık Nedir?

Stoacılık, MÖ 3. yüzyılın başlarında, Atina Agorası'nda Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan Helenistik bir felsefe ekolü. Bu felsefe, 480 yıl boyunca Antik Yunan ve Roma’da gelişmiş, pratik ve mantıklı yaklaşımı sayesinde kölelerden imparatorlara kadar geniş bir ilgi görmüş.


Stoacılığın temel kaygısı eudaimonist bir yaşam felsefesi geliştirmek, yani temel hedef insanın iyi ve gelişmiş bir yaşam sürmesi. Stoacılar için erdem pratiği, eudaimonia'ya (mutluluk, iyi yaşam) ulaşmak için hem gerekli hem de yeterli. Mutluluğun özünü teşkil eden şey ise erdem kavramı.


Stoacı düşüncenin bütünlüğü, üç temel boyuttan oluşuyor:

  1. Mantık (Logos): Düşünme ve akıl yürütme yetisini geliştirmekle ilgili. Mantık olmasaydı, fizik ve ahlakın uyumunu anlamamız mümkün olmazdı.

  2. Fizik (Kozmoloji/Doğa Bilimi): Evrenin ve Evrendeki her şeyin doğasıyla ilgili anlayışımızı derinleştirmekle alakalı. Stoacılar, evrenin rasyonel bir düzen (Logos) tarafından belirlendiğine inanıyor.

  3. Ahlak (Etik): Erdemli yaşamın ve doğru eylemlerin ne olduğu üzerine odaklanıyor.


Stoacılara göre bu temaların hepsi birbiriyle sıkı bir duygudaşlık içinde. Yani Mantıktan söz etmek fizikten, fizikten söz etmek ise ahlaktan söz etmek demek. Akla göre yaşamak, doğaya göre yaşamak demek. Bu uyumu sağlamanın yolu ise akılsal eylemlerde bulunmaktan geçiyor.


Mutluluğun Kaynağına Stoacı Gözle Bakmak

Stoacılık, mutluluğun sadece insanın kendisine bağlı olduğunu ve dış koşulların nasıl olduğunun bu gerçeği değiştirmediğini savunuyor. Bu felsefeye göre, bir insan her koşulda mutlu olabilir.


Mutluluğa giden bu yol, kişinin doğayla uyumlu bir yaşam sürmesiyle başlıyor. Marcus Aurelius’un felsefesinde doğayla uyum içinde yaşamak, mutluluğa giden temel yollardan biri. Doğanın belirlediği yolda ilerlemek, insanın sorun yaşamadan ve diğer varlıklarla uyum içinde varlığını sürdürmesine olanak tanıyor.


Ancak bu uyumu yakalamanın önündeki en büyük engellerden biri kendi duygularımız. Stoacılar duyguları (pathē) insanın doğaya uygun yaşamasını engelleyen, bireyi aşağı çeken haller olarak görmüşler. Onlara göre iyi yaşamın önündeki en büyük engel duyguların eylemlerimize yön vermesine kayıtsız kalmamız. Stoacılar, duygusal deneyimlerin tamamen bastırılmasını değil de akılcı düşünme ve duygusal kontrolü önermişler.


Burada Stoacıların nihai amacı ruh dinginliği. Bu ruh dinginliği ise insanı olumsuz duygu durumlarından bağımsız bir varlık olmaya çalışmak anlamına gelen apatheia ile sağlanıyor. Zihnini tepkisiz tutabilen insan, rasyonaliteyi duygulardan önde tutarak ahlaki olarak daha üst bir insan olmaya açılabilir.


Epiktetos’un dediği gibi, ıstırap yaşamdaki olaylardan değil, onları değerlendirme biçimimizden ortaya çıkar. Çünkü dışarıdan kaynaklanan etkenler ruha fiziksel olarak dokunamaz; ruh, dünyadaki şeylere kendi içsel deneyiminde tepki verir. Bu tepkiler sonucunda mutluluk ya da mutsuzluk ortaya çıkar. Yargımızı ortadan kaldırırsak kötülüğe uğradık şikayeti de ortadan kalkar.


Peki bu Stoacılık, köle bir filozoftan imparator bir düşünüre kadar nasıl yayıldı? Esasında her biri için ayrı birer yazı dahi yazılabilir fakat bu yazıda Stoacılığın en büyük temsilcilerinden kısaca bahsedeceğim. Bu hayatlar bütünde bize, koşullar ne olursa olsun, bu felsefenin nasıl uygulanabileceğini gösterecek.


Zenon, Seneca, Epiktetos ve Aurelius

Stoacılık, her türlü yaşam koşulunda uygulanabilmesi nedeniyle zamansız bir felsefe. Bence bu durumu en iyi gösteren, felsefenin en ünlü dört temsilcisinin, toplumsal konumları arasındaki muazzam farklılıklar.


Kıbrıslı Zenon (Kurucu)

MÖ 3. yüzyılın başlarında Atina’da Stoacılığı kuran Zenon, felsefenin temelini, "insanın kendi kendisiyle uyum içinde yaşaması" ilkesine dayandırmış. O ve Kleanthes gibi ardılları, en yüksek iyilik ve gaye olan mutluluğun, tabiatla uyum içinde yaşamakla kazanılacağını savundu.


Lucius Annaeus Seneca (Devlet Adamı ve Dramatist)

Seneca, zengin bir devlet adamı, imparator Neron’un danışmanı ve oyun yazarı. Baktığınızda yaşamı, zenginlik ve iktidarın yanı sıra politik entrikalar ve zorluklarla dolu. Buna rağmen Seneca, gerçek mutluluğun erdeme dayandığını ve zenginliğin ya da gücün tek başına insanı mutlu edemeyeceğini öğretiyor. Hazların, erdemin ödülü veya sebebi olmadığını, erdemin ise meskeninin bizzat gerçek mutluluk olduğunu söylüyor.


Bu noktada Seneca’nın en çok hoşuma sözünden bahsedeyim. İmparator Neron'un muhafızları onu yakalayıp kendini öldürmesi için bir banyo odasına zorla soktukları sırada eşi Paulina ve iki çocuğu onun pelerinine tutunarak ağlayıp çırpınıyorlardı ama Seneca ailesine, döndü ve şöyle söyledi: "Hayatın tamamı ağlanacak haldeyken parçalarına ağlamanın ne gereği var?". Yani iç huzuru sağlamak için umuda sarılmanın duyguların afyonu olduğunu ve er geç gerçekleşecek düşüş için insanı biraz daha yükseğe kaldırmaktan başka bir işe yaramadığını düşünerek tüm tesellilerden nefret ediyor.


Epiktetos (Köle Filozof)

Epiktetos’un hayatı, Stoacılığın derinliğini ve uygulanabilirliğini bence oldukça güzel ortaya koyuyor. Kendisi Hierapolis’te yani günümüz Pamukkale’sinde doğmuş bir köle. Epiktetos’un felsefesi, hayatın kontrol edemediğimiz dışsal olaylarından değil de onları yorumlama biçimimizden kaynaklanan ıstıraba odaklanmış.


Epiktetos’a göre insanın en hakiki nimeti ve onu hayvanlardan ayıran tarafı iradesi. Bize verilen rolü seçemeyeceğimizi ancak önemli olanın doğanın bize verdiği rolü en iyi şekilde oynamak olduğunu söylemiş. Kölelikten bilge bir düşünürlüğe uzanan yaşamı, koşullar ne olursa olsun, içsel iradenin ve dinginliğin sarsılmazlığını kanıtlıyor.


Marcus Aurelius (İmparator Filozof)

Marcus Aurelius, bir Roma İmparatoruydu. Buna rağmen, basit, sade ve gösterişsiz yaşam biçimini benimsemiş. Felsefi notlarını ve düşüncelerini, savaş cephesindeki çadırında geceleri kaleme almış ve bu notlar, günümüzde pek çok dilde yayımlanmış durumda. İşin aslında, bu notlar Aurelius’un kendi iç dünyasındaki, yayımlanma niyeti olmadan yaptığı 12 defterlik bir koleksiyon.


Aurelius, çocukluğundan itibaren retorik ve felsefeye ağırlık veren bir eğitim almış. Hayatının ilk kitabını adeta bir kaynakça gibi düzenleyerek kimden ne öğrendiğini detaylıca anlatıyor. Örneğin, nezaketi, cefakarlığı ve kamusal yarara olan fikirleri babasından, Tanrı korkusunu, cömertliği ve basit bir yaşam sürmeyi ise annesinden öğrendiğini belirtiyor.


Aurelius'un İmparatorluk gibi tüm zevklerin elinin altında olduğu bir konumdayken bile, sakin ve düzenli bir yaşamı tercih etmesi, onu özel kılan bir özellik. Hayatı anlayabilenin mutlu yaşaması için neredeyse hiçbir maddi şeye ihtiyacı olmadığını söylüyor.


Buraya kadar geldik ama şimdi asıl meseleye giriyoruz: Tüm bu filozofların ortak olarak bahsettiği şeyi yani Kontrol İkiliği’ni ele alacağız.


Stoacı Kontrol İkiliği

Daha yazının en başında biraz bahsettiğim gibi Epiktetos, bize neyin kontrolümüzde olduğunu ve neyin olmadığını ayırt etmemizi söylüyor. Ama bunu nasıl yapacağız? İşte Stoacı dinginliğin asıl konusu bu.


Kontrol İkiliği, Stoacı felsefenin en pratik ve modern psikolojide dahi alanı olan temel ilkesi. Epiktetos'a göre, eğer neyin bize bağlı olduğu ve neyin bize bağlı olmadığı hakkında doğru bir fikrimiz varsa asla baskı veya engele tabi olmayız.


Kontrolümüzde Olanlar (İçsel Alan): Bunlar bizim kendi eylemlerimiz, niyetlerimiz, yargılarımız, çabalarımız ve tutumlarımız. Örneğin, bir iş görüşmesine girecekseniz, yapabileceğiniz en iyi hazırlığı yapmak, mümkün olan en iyi öz geçmişi sunmak ve o terfiyi hak etmek için çok çalışmak sizin kontrolünüzde. Aurelius da ruhun dış dünyadaki şeylerden arınmış olması durumunda yaşamı güzelleştirecek güce sahip olacağını belirtiyor ki bu gücü sağlayan ruhun ta kendisi. Yani zihni mutlu tutmak insanın kendi elinde.


Kontrolümüzde Olmayanlar (Dışsal Alan): Bunlar bedenimiz (hastalık, virüs, kaza), mülkümüz, itibarımız, sonuçlar ve diğer insanların kararları. İlişkilerde sevilmek istemek doğal olsa da sonuçta bizi sevecek kişinin kararı nihayetinde bize bağlı değil.


Epiktetos, bize bağlı olmayan şeyleri değiştirmeye çalışmanın bizi mutsuz edeceğini savunuyor. Buradaki olay öylesine bir kabulleniş anlamına gelmiyor aksine enerjiyi doğru yere yönlendirmek diyebiliriz.


Bunu bir okçu metaforuyla daha iyi açıklayayım: Okçu, yayı ve oku titizlikle hazırlayabilir, atışına konsantre olabilir. Ancak ok yayı terk ettikten sonra, rüzgarın esmesi, hedefin hareket etmesi gibi sonuçlar tamamen kontrol dışı. Asıl hedef seçilebilir ancak sonucu arzulamamak gerekir çünkü asıl değer, sadece kontrolümüz altındaki şeye, yani gösterdiğimiz çabaya bağlanmalı.


Kişi bu ayrımı yaptığında, hayatı incelikli bir biçimde, cesaret ve sabra dayanarak değerlendirmeli. Böylece, zorluklar karşısında zarafetle yüzleşebilir.


Peki, doğru eylemleri ve çabayı hangi ilkeler yönlendirmeli? Bu soru, Stoacılığın erdem kavramına odaklanacağımız bir sonraki bölüme geçişimizi sağlıyor.


Stoacılığın Dört Temel Erdemi

Stoacılar için en yüksek iyilik (summum bonumErdem (Arete). Erdem, doğru düşünme, doğru davranma ve doğru hissetme kapasitesine sahip olmayı gerektiren ahlaki mükemmelliğe ulaşmayı ifade ediyor. Yani, insan doğasına ve evrensel akla uygun davranmak. Ve erdem, mutluluğu oluşturan temel unsur. Bu erdemler tekiller ve bölünmüyorlar; insan ya erdemlidir ya da değildir, tıpkı bir odun parçasının az ya da çok düz olmaması gibi, erdemde de dereceler yok.


Stoacılık, erdemi dört ana nitelik etrafında topluyor (Kardinal Erdemler):

  1. Bilgelik (Phronesis - İhtiyat/Sağduyu): Bu, yaşamın zorlu ikilemleri arasında karar alabilme yeteneği. Ne yapılması, ne yapılmaması ve neyin nötr olduğu hakkındaki bilgi. İyi ve kötüyle ilgili sağlam ilkelere sahip olmayı içeriyor. Aurelius, aklın yol gösteren özün, yanlışlardan ve yanılgılardan uzak durmasını sağladığını belirtiyor.

  2. Adalet (Dikaiosyne): Başkalarına hak ettiği saygıyı gösterebilmek ve ortak yarara uygun eylemlerde bulunmak. Marcus Aurelius’a göre, düşünebilen canlının iyiliği toplumdadır; biz insanlar toplum için yaratıldık. Toplumsal gereksinmelerimiz, insan doğasının birinci ilkesi. Diğer insanlara yardım etmek ve adil olmak, sadece doğru bir şey değil, aynı zamanda Stoacılar için bir zevk haline geliyor. Adaletsiz davrananlar, aslında en başta kendilerine kötülük ediyorlar.

  3. Cesaret (Andreia - Yiğitlik): Zorluklarla yüzleşme ve dayanıklılık gösterme yeteneği. Yani nelerden korkmamız, nelerden korkmamamız gerektiği bilgisi. Epiktetos ve Aurelius'un hayatları, zorluklar karşısında yılmamalarıyla bu erdemin en güzel örnekleri. Cesur olmak, öngörülemeyen saldırılar karşısında bile sağlam durup devrilmemeyi gerektiriyor.

  4. Ölçülülük (Sophrosyne - İtidal): Arzuları ve dürtüleri kontrol altında tutabilmek, dengeli olmaktır. Bedensel isteklere kapılmamak, hayvansal yanımızı oluşturan duyulara teslim olmamak önemli. Bu, aşırıya kaçmamayı, sadeliği ve kendine yetinmeyi içeriyor. Zira Seneca’nın dediği gibi, arzuların sonu yoktur ve ne kadar az isterseniz o kadar mutlu olursunuz.


Bu dört temel erdem, kişinin içsel yetkinliğini sağlıyor ve dışsal faktörlerden bağımsız olarak mutluluğu yakalamasına olanak tanıyor.


Peki bu ilkeler, günümüzün en büyük zihinsel sorunlarına karşı nasıl bir çözüm sunabilir? Bir de Stoacılığın modern psikolojideki yansımalarına bakalım.


Stoacılığın Psikolojideki Modern Uygulamaları

Stoacılık, zihinsel dayanıklılık ve duygu kontrolü konularında modern psikolojiye de ilham kaynağı olmuş. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Stoacı düşüncenin temel ilkelerini benimsiyor. BDT’de, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirerek daha sağlıklı düşünce tarzlarını benimsemek hedeflenir. Stoacılık da aynı şekilde, insanın içsel huzurunu olumsuz düşünceleri değiştirerek sağlayabileceğini vurguluyor.


BDT ve Stoacılığın ortak noktaları şunlar:

  1. Düşüncenin Önemi: Her iki yaklaşım da düşüncenin, insanın duygusal durumu ve davranışları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğuna inanıyor.

  2. Kontrol Alanı: BDT’de de olduğu gibi, Stoacılık, insanların kontrol edebilecekleri ve edemeyecekleri şeyleri ayırt etmelerini vurguluyor. Kontrol edemeyeceğimiz şeyleri kabul etmek ve bunlarla başa çıkmayı öğrenmek gerekir.

  3. Erdemli Davranış: Her iki yaklaşım da olumlu düşünce ve davranış değişikliklerinin insanın içsel huzurunu artırabileceğine inanıyor.


Stoacılığın bu psikolojik uygulamaları destekleyen bazı temel pratik egzersizleri de var:

  1. Negatif Görselleştirme (Premeditatio Malorum)

    Bu, Stoacı düşüncede en çok bilinen ve kullanılan teknik. Seneca’nın da dediği gibi, hayattaki en dayanılmaz ve bizi en çok etkileyen şeyler, genellikle hiç beklemediğimiz ve hazır olmadığımız zamanlarda meydana gelen istenmeyen olaylardır. Yani şok, etkiyi güçlendirir. Negatif görselleştirme, gelecekte yaşanabilecek kötü durumları (iş kaybı, hastalık, aşağılanma, ihanet) zihinsel olarak prova etmeyi içeriyor. Aurelius da güne başlarken kendisine, "Bugün cahil, kaba, huysuz insanlarla karşılaşabilirim," gibi senaryoları yöneltiyor ancak bu durumların kendisini yıkmasına izin vermemesi gerektiğini düşünüyor. Bu tekniğin faydaları şunlar:

    Psikolojik Zindelik Yaratmak: Kötü bir deneyim gelmeden önce güçlenmeye yardımcı oluyor. Bu sayede bilge kişi, iç huzurunu hiçbir şeyin aniden değiştiremeyeceği bir duruma gelmeyi amaçlamalı.

    Kanıksamayı Önlemek: Bunun dışında varlığı kanıksanan şeylerin değerini yeniden fark etmeyi sağlıyor. Elimizde olanların olmadığı bir dünya tahayyül edilerek sahip olunanlara karşı minnettarlık duygusu uyandırılıyor.


  1. Memento Mori (Ölümü Hatırla)

    Stoacılara göre ölümün kaçınılmazlığını ve hayatın kırılganlığını kabul etmemiz gerekiyor. Epiktetos ve Seneca, her günü son günümüzmüş gibi yaşamayı tavsiye ediyorlar. Ölümü düşünmek, bize şu anın ne kadar değerli olduğunu anlamamızı sağlar. Hiç kimsenin halihazırda sürdürdüğü hayattan başka bir hayatı kaybetmediğini ve kaybetmekte olduğu hayattan başka bir hayat yaşamayacağını unutmamak gerekir. İnsan sadece şimdiki zamandan mahrum olabilir ve nihayetinde insan yalnızca buna sahiptir. Kalan zamanımızı akıllıca kullanmamız gerekir. Zira Aurelius'un da dediği gibi, "Kısaca, insansal olan her şeyin gelgeç ve değersiz olduğunu her zaman düşün; dün bir balgam damlası, yarın bir mumya ya da bir avuç kül. Öyleyse şu anı doğayla uyum içinde geçir...".


  1. Amor Fati (Kaderini Sev)

    Yaşamın bize sunduğu iyi ya da kötü her şeyi kucaklama ve ondan faydalanma kapasitesini ifade ediyor. Amor Fati, mevcut durumdan en iyi şeyi çıkarma ve aktif bir yaşam sürme sorumluluğunu dile getiriyor. Başına gelen her şeyi ve yazgının biçtiklerini sevmek gerekir, çünkü senin için bundan daha uygun ne olabilir. Evrende başımıza gelebilecek şeyler doğal şeylerdir ve doğanın içinde doğal olarak karşılanmalıdır. İnsanın başına gelen her şey, doğa tarafından çok önceden belirlenmiş ve ona pay edilmiştir. Böylece akla uygunluk, duyguları anlamayı ve kontrol etmeyi sağlayarak bu kaderi sevmeye yardımcı olur.


Tamamen Vazgeçersek Ne Olur?

Nihayetinde, Stoacılığın tüm bu öğretileri, bize duygularımızı bastırarak değil de kontrol altında tutarak ve anlayarak içsel huzura (eudaimonia) ulaşmanın anahtarını veriyor. Zihninizde bir su kaynağı yaratarak etraftan gelen çamur ve gübrenin hızla dağılmasını sağlamak gibi, huzurlu kalmak ve tüm zorlamalardan azade olmak tamamen bizim elimizde.


Şu ana kadar gördük ki dış dünyayı ne kadar kovalamaya kalkarsak mutluluk bizden o kadar uzaklaşıyor. Zenginlik, şan ve hazlar peşinde koşmak, bizi kıskançlığa, haksızlığa ve nihayetinde mutsuzluğa sürüklüyor. Kısaca tüm enerjimizi, kontrol edebileceğimiz tek alana, yani kendi karakterimize odaklamamız gerekiyor.


İnsan, doğal olarak erdemli ve toplumsal bir canlı olarak yaratılmış. Diğerlerine yardım etmeyi sadece doğru davranış olmaktan öte zevk haline getirmeliyiz. Çünkü bu tutum, ruhumuzun en saf, en dürüst ve en güçlü hali.


Kaynaklar ve İleri Okuma (Görmek için tıklayın)

  1. Marcus Aurelius. Kendime Düşünceler. Translated by Y. Emre Ceren, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2018.

  2. Cicero, Marcus Tullius. On the Good Life. Translated by Michael Grant, Penguin Classics, 1971.

  3. Epictetus. Discourses and Selected Writings. Translated and edited by Robert Dobbin, Penguin Classics, 2008.

  4. Inwood, Brad, and Lloyd P. Gerson, translators. The Stoics Reader: Selected Writings and Testimonia. Hackett Publishing, 2008.

  5. Long, Anthony A. Hellenistic Philosophy: Stoics, Epicureans, Sceptics. University of California Press, 2001.

  6. Musonius Rufus. That One Should Disdain Hardships: The Teachings of a Roman Stoic. Translated by Cora E. Lutz, Introduction by Gretchen Reydams-Schils, Yale University Press, 2020.

  7. National Council of Educational Research and Training. Political Theory. NCERT, 2021.

  8. Seneca, Lucius Annaeus. Letters from a Stoic. Translated by Robin Campbell, Penguin Books, 1969.

  9. Seneca, Lucius Annaeus. Letters on Ethics: To Lucilius. Translated by Margaret Graver and A. A. Long, University of Chicago Press, 2015.

  10. Inwood, Brad, editor. The Cambridge Companion to the Stoics. Cambridge University Press, 2003.

  11. Alexander, Bruce K., and Curtis P. Shelton. “Stoicism: Marcus Aurelius and the Sufficient Self.” A History of Psychology in Western Civilization. Cambridge: Cambridge University Press, 2014. 98–133. Print.

  12. Long, A. A., and D. N. Sedley. “Stoicism.” The Hellenistic Philosophers. Cambridge: Cambridge University Press, 1987. 158–437. Print.

  13. Washington, Booker T., et al. “Stoicism.” Phenomenology of Black Spirit. Edinburgh University Press, 2022. 73–100. Print.

  14. Miller, Jon. “Stoicism.” The Cambridge Spinoza Lexicon. Ed. Karolina Hübner and Justin Steinberg. Cambridge: Cambridge University Press, 2024. 501–503. Print.

  15. Long, A. A., and D. N. Sedley. “Stoicism.” The Hellenistic Philosophers. Cambridge: Cambridge University Press, 1987. 163–431. Print.

  16. Smith, Steven D. “Stoicism.” Man and Animal in Severan Rome: The Literary Imagination of Claudius Aelianus. Cambridge: Cambridge University Press, 2014. 100–120. Print. Greek Culture in the Roman World.

  17. Strange, Steven K., and Jack Zupko, editors. Stoicism: Traditions and Transformations. Cambridge: Cambridge University Press, 2004. Print.

  18. Brunschwig, Jacques. “STOICISM.” Papers in Hellenistic Philosophy. Cambridge: Cambridge University Press, 1994. Print.

  19. Gill, Christopher. “MARCUS AURELIUS.” The Classical Review 50.2 (2000): 429–430. Web.

  20. Hammer, Dean. “Marcus Aurelius and theCosmopolis.” Roman Political Thought: From Cicero to Augustine. Cambridge: Cambridge University Press, 2014. 358–381. Print.

  21. Stanton, G. R. “Marcus Aurelius, Emperor and Philosopher.” Historia: Zeitschrift Für Alte Geschichte, vol. 18, no. 5, 1969, pp. 570–87. JSTOR, http://www.jstor.org/stable/4435105. Accessed 20 Nov. 2025.

  22. Durand, Marion, Simon Shogry, and Dirk Baltzly, "Stoicism", The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Spring 2023 Edition), Edward N. Zalta & Uri Nodelman (eds.), URL = <https://plato.stanford.edu/archives/spr2023/entries/stoicism/>.

  23. Kamtekar, Rachana, "Marcus Aurelius", The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Summer 2025 Edition), Edward N. Zalta & Uri Nodelman (eds.), URL = <https://plato.stanford.edu/archives/sum2025/entries/marcus-aurelius/>.

  24. Crook, John Anthony. "Marcus Aurelius". Encyclopedia Britannica, 23 Sep. 2025, https://www.britannica.com/biography/Marcus-Aurelius-Roman-emperor. Accessed 20 November 2025.

  25. Britannica Editors. "Roman Empire". Encyclopedia Britannica, 12 Nov. 2025, https://www.britannica.com/place/Roman-Empire. Accessed 20 November 2025.

  26. Rheinstein, Max, Millner, Maurice Alfred, Powell, Raphael, Glendon, Mary Ann, Carozza, Paolo, Kiralfy, Albert Roland, Hazard, John N., Jolowicz, Herbert Felix, Stein, Peter G.. "Roman law". Encyclopedia Britannica, 27 Oct. 2025, https://www.britannica.com/topic/Roman-law. Accessed 20 November 2025.

  27. Sellars, John. Marcus Aurelius in Contemporary Philosophy. Wiley-Blackwell, 2012.

  28. Yıldırım, M., & Koç, E. (2024). SON DÖNEM STOACILIKTA ETİK DÜŞÜNCENİN PSİKOLOJİYE YANSIMALARI. Erciyes Akademi, 38(2), 480-493. https://doi.org/10.48070/erciyesakademi.1438488

  29. Türkmen, Sevinç. “Seneca’nın Erdem ve Bilgelik Anlayışının Ekolojik Etiğe Katkısı”. Kaygı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi, c. 18, sy. 1, 2019, ss. 257-75, doi:10.20981/kaygi.540073.

  30. "Stoacılık." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 4 Eyl 2025, 01.25 UTC. 20 Kas 2025, 13.02 <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Stoac%C4%B1l%C4%B1k&oldid=35979804>.

  31. "Marcus Aurelius." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 13 Kas 2025, 19.48 UTC. 20 Kas 2025, 13.02 <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Marcus_Aurelius&oldid=36391476>.

  32. Garrett, John. "What is Stoicism? Introduction to Core Principles & Beliefs" TheCollector.com, May 9, 2023, https://www.thecollector.com/john-garrett/

  33. Hodsdon, Edd. "8 Philosophers of Stoicism You Should Know" TheCollector.com, September 4, 2021, https://www.thecollector.com/edward-hodsdon/

  34. Lesso, Rosie. "What Are the Origins of Stoicism?" TheCollector.com, July 1, 2022, https://www.thecollector.com/rosielesso/

  35. Dunne, Luke. "4 Key Tenets of Stoic Metaphysics" TheCollector.com, June 25, 2025, https://www.thecollector.com/luke-dunne/

  36. Lesso, Rosie. "What Are the Four Cardinal Virtues of Stoicism?" TheCollector.com, July 5, 2022, https://www.thecollector.com/rosielesso/

  37. Noland, Natalie. "How Can Stoicism Help Overcome Adversity?" TheCollector.com, January 12, 2024, https://www.thecollector.com/natalie-noland/

  38. Panovski, Antonio. "The Ethics of Epicureanism vs The Ethics of Stoicism" TheCollector.com, August 28, 2023, https://www.thecollector.com/antonio-panovski/

  39. Standjofski, Alexander. "The Mysterious Father of Stoicism: Who Is Zeno of Citium?" TheCollector.com, January 9, 2023, https://www.thecollector.com/alexander-standjofski/

  40. Daly, Brian. "How Does Stoicism Differ from Other Philosophies?" TheCollector.com, December 15, 2023, https://www.thecollector.com/brian-daly/

  41. Lake, Tim. "An In-depth Understanding on the Four Virtues of Stoicism" TheCollector.com, December 20, 2022, https://www.thecollector.com/tim-lake/

  42. Daly, Brian. "Why Has Stoicism Gained Popularity in Modern Times?" TheCollector.com, November 8, 2023, https://www.thecollector.com/brian-daly/

  43. Lake, Tim. "What Do Seneca’s “Letters From a Stoic” Teach Us About the Value of Philosophy?" TheCollector.com, September 29, 2025, https://www.thecollector.com/tim-lake/

  44. Noland, Natalie. "Anger & Sadness: How Do Stoics Handle These Emotions?" TheCollector.com, January 8, 2024, https://www.thecollector.com/natalie-noland/

  45. Noland, Natalie. "What 5 Simple Stoic Practices Can You Integrate in Your Life?" TheCollector.com, November 16, 2023, https://www.thecollector.com/natalie-noland/

  46. George, Bojan. "5 Timeless Stoic Strategies That Will Make You Happier" TheCollector.com, September 12, 2022, https://www.thecollector.com/bojan-george/

  47. Sus, Viktoriya. "How Thinking About Misfortune Can Improve Your Life: Learning from the Stoics" TheCollector.com, November 2, 2022, https://www.thecollector.com/viktoriya-sus/

  48. Vachnadze, Giorgi. "Post-Modern Stoics? The Revival of Stoicism in the Late 20th Century" TheCollector.com, February 18, 2025, https://www.thecollector.com/giorgi-vachnadze/

  49. George, Bojan. "How Are Stoicism and Existentialism Related?" TheCollector.com, August 12, 2022, https://www.thecollector.com/bojan-george/

  50. Noland, Natalie. "Can Stoicism Improve Personal and Professional Relationships?" TheCollector.com, December 31, 2023, https://www.thecollector.com/natalie-noland/

  51. De Jager, Eben. "Did Jesus Teach Stoic Philosophy?" TheCollector.com, June 9, 2024, https://www.thecollector.com/eben-de-jager/

  52. Najjar, Tony. "5 Quotes from Marcus Aurelius’ Meditations Explained" TheCollector.com, September 25, 2025, https://www.thecollector.com/tony-najjar/

  53. Noland, Natalie. "How Can Stoicism Influence Decision-Making?" TheCollector.com, November 28, 2023, https://www.thecollector.com/natalie-noland/

  54. George, Bojan. "How the Stoics Found Calm by Contemplating Death" TheCollector.com, December 31, 2022, https://www.thecollector.com/bojan-george/

  55. Noland, Natalie. "How Do Stoics View Wealth, Success, and Happiness?" TheCollector.com, December 11, 2023, https://www.thecollector.com/natalie-noland/

  56. Bileta, Vedran. "7 Facts About Marcus Aurelius’ Fascinating Life and Reign" TheCollector.com, January 25, 2023, https://www.thecollector.com/vedran-bileta/

  57. Clarke, Lee. "Marcus Aurelius’ Meditations: Inside the Mind of the Philosopher Emperor" TheCollector.com, October 3, 2022, https://www.thecollector.com/lee-clarke/

  58. Johns, Kieren. "Marcus Aurelius: Philosopher Emperor of Rome" TheCollector.com, January 28, 2025, https://www.thecollector.com/kierenjohns/

  59. Kamal, Maysara. "What Can Marcus Aurelius Teach Us About Resilience?" TheCollector.com, June 27, 2025, https://www.thecollector.com/maysara-kamal/

  60. Pigliucci, Massimo. "Stoicism", Internet Encyclopedia of Philosophy, URL = <https://iep.utm.edu/stoicism/>




Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı eseri, Batı siyaset düşüncesi tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Yüzyıllardır süregelen tartışmaların merkezinde yer alan bu metin, sıkça "amaca ulaşmak için her yol mübahtır" şeklinde özetlenen pragmatist ve ahlak-dışı bir politik anlayışla özdeşleştirilmiştir. Ancak bu popüler indirgeme, eserin barındırdığı felsefi derinliği ve tarihsel bağlamı göz ardı etme riski taşır. Bu analiz, Prens'i basmakalıp yorumların ötesinde ele alarak Machiavelli'nin politik düşüncesinin temel dinamiklerini, temel kavramlarını ve modern devlete dair vizyonunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu inceleme, yazarın insan doğası, erdem (virtù), talih (fortuna) ve iktidar ilişkilerine dair tezlerini, metnin bütünlüğü içinde değerlendirecektir.


Tarihsel Bağlam ve Prens'in Yazılış Amacı

Niccolò Machiavelli (1469-1527), siyasi istikrarsızlıkların, dış müdahalelerin ve sürekli güç mücadelelerinin yaşandığı Rönesans İtalya'sında yaşamış bir Floransalı düşünür ve devlet adamıdır. Floransa Cumhuriyeti'nde üst düzey diplomatik görevlerde bulunmuş, bu süreçte siyasetin pratik işleyişine, iktidarın doğasına ve askeri stratejilere ilk elden tanıklık etmiştir.


Machiavelli'nin siyasi kariyeri, 1512'de Medici ailesinin Floransa'da yönetimi yeniden ele almasıyla son bulmuştur. Yeni yönetim tarafından komplo şüphesiyle hapsedilip işkence gören Machiavelli, serbest bırakıldıktan sonra siyasi hayattan dışlanarak çiftliğine çekilmek zorunda kalmıştır. Prens, işte bu siyasi inziva döneminde, 1513 yılında kaleme alınmıştır. Eser, bir yandan Machiavelli’nin siyasi birikimini ve dehasını Medici ailesine ispatlayarak yeniden aktif bir rol alma umudunu taşırken, diğer yandan parçalanmış İtalya'nın birliğini sağlayacak bir liderin sahip olması gereken nitelikleri ve izlemesi gereken stratejileri formüle eden bir yönetim kılavuzu niteliğindedir.


İnsan Doğası Üzerine Realist Yaklaşımları

Machiavelli'nin politik felsefesi, insan doğasına ilişkin realist ve büyük ölçüde kötümser bir varsayım üzerine kuruludur. Ona göre insanlar, doğaları gereği bencil, nankör, çıkarcı ve aldatmaya eğilimlidir. İyilik gördükleri sürece sadık görünseler de, zorluk anında verdikleri sözlerden kolayca dönerler. Bu tespit, Machiavelli için ahlaki bir yargıdan çok, siyasi eylemin üzerine inşa edilmesi gereken temel bir olgudur.


Bu insan doğası anlayışı, onun siyasi tavsiyelerinin neden geleneksel ahlak anlayışından ayrıldığını açıklar. Bir hükümdar, tebaasının potansiyel sadakatsizliğini ve çıkarcılığını daima göz önünde bulundurmalıdır. Bu nedenle, devleti sevgi gibi değişken ve güvenilmez bir bağ üzerine kurmak yerine, korku mekanizması üzerine inşa etmek daha rasyonel bir tercihtir. Machiavelli'ye göre sevgi, bireylerin çıkarlarına dayalı olduğu için kolayca koparılabilirken; korku, ceza tehdidiyle desteklendiği için daha sürekli ve istikrarlı bir kontrol aracı sunar.


Merkezi Kavramlar: Virtù ve Fortuna

Machiavelli'nin düşünce sistemini anlamak, virtù ve fortuna kavramlarının doğru bir şekilde çözümlenmesini gerektirir. Bu iki kavram, bir hükümdarın başarısını belirleyen içsel yetenekler ile dışsal koşullar arasındaki ilişkiyi tanımlar.


Virtù (Siyasi Erdem)

Machiavelli’nin kullandığı virtù terimi, geleneksel Hristiyan ahlakındaki erdem (dürüstlük, merhamet, adalet) anlayışından köklü bir şekilde ayrılır. Virtù, bir hükümdarın devleti kurmak, korumak ve gücünü artırmak için sahip olması gereken siyasi beceri, kararlılık, cesaret ve uyum yeteneğidir. Bu yetenek, devletin bekası söz konusu olduğunda, geleneksel ahlak kurallarını askıya almayı gerektirebilir. Virtù sahibi bir lider, koşullar gerektirdiğinde "iyi olmamayı öğrenmeli" ve bunu stratejik bir şekilde kullanabilmelidir. Temel özellikleri şunlardır:

  • Öz-yeterlilik: Gücünü paralı askerler gibi dış kaynaklara değil, kendi ordusuna ve kaynaklarına dayandırmak.

  • Esneklik: Zamanın ve durumun gerekliliklerine göre hareket edebilmek; gerektiğinde yasal yollardan, gerektiğinde ise zor kullanarak hedefe ulaşmak.

  • Öngörü: Gelecekteki tehditleri önceden sezerek proaktif önlemler alabilme kapasitesi.

  • Görünüşün Yönetimi: Halka karşı merhametli, dindar ve ahlaklı görünmek, ancak devletin çıkarı söz konusu olduğunda bu niteliklerin aksine davranabilmek.


Machiavelli için virtù, keyfi bir zulüm veya salt güç kullanımı değildir. Aksine, devletin selametiという daha yüksek bir amaç için gücün rasyonel ve ölçülü bir şekilde kullanılmasıdır. Gereklilikten kaynaklanmayan, sistematik ve aşırı şiddet, virtù kapsamında değerlendirilmez; zira bu tür eylemler iktidar kazandırsa bile kalıcı bir zafer ve meşruiyet sağlamaz.


Fortuna (Talih/Yazgı)

Fortuna, insan iradesinin kontrolü dışındaki öngörülemeyen ve yönetilemeyen dışsal faktörleri, yani talihi, şansı veya tarihsel koşulları ifade eder. Machiavelli, Fortuna'yı siyasi istikrarı tehdit eden, yıkıcı ve kaotik bir güç olarak tasvir eder. Onu, setler kurulmadığında her şeyi yıkan bir nehre benzetir.


Ancak insan, Fortuna'nın karşısında tamamen edilgen değildir. Virtù sahibi bir hükümdar, öngörü ve hazırlık yoluyla (Fortuna nehrine setler çekerek) talihin yıkıcı etkilerini sınırlayabilir veya kendi lehine çevirebilir. Machiavelli, Fortuna'yı kontrol altına almak için pasif bir bekleyiş yerine atılgan ve proaktif bir mücadelenin gerekliliğini vurgular. Onun ideal prens örneği olan Cesare Borgia'nın yükselişi virtù'sünün bir sonucu iken, düşüşü öngöremediği bir fortuna darbesi (babasının ani ölümü ve kendisinin hastalanması) yüzünden olmuştur. Bu örnek, virtù ile fortuna arasındaki gerilimli ilişkiyi somutlaştırır.


Machiavelli'nin Politik Teorisinin Ana Hatları

  • Siyasal Gerçekçilik (Verità Effettuale): Machiavelli, Platon gibi ideal devlet modelleri veya ütopyalar tasarlamak yerine, siyaseti "olduğu gibi" (verità effettuale - etkisel gerçeklik) incelemeyi önerir. Onun analizi, olması gerekene değil, gücün fiilen nasıl kazanıldığına, kullanıldığına ve korunduğuna odaklanır.

  • Politika ve Ahlakın Ayrıştırılması: Machiavelli, politika ve ahlak alanlarını birbirinden ayrıştıran ilk modern düşünürlerden biridir. Ona göre devletin bekası, bireysel ahlak normlarının üzerinde yer alan en yüksek amaçtır. Hükümdarın eylemleri, kişisel ahlak kurallarına göre değil, devletin güvenliği ve istikrarına sağladığı katkıya göre değerlendirilmelidir. Bu, ahlakın tamamen reddedildiği anlamına gelmez; daha ziyade, kamusal alan için özel alandan farklı, politik bir ahlakın gerekliliğini savunur.

  • Dinin Siyasetteki Yeri ve İşlevi: Orta Çağ'ın teokratik siyaset anlayışını reddeden Machiavelli, dini, ilahi bir amaç olarak değil, toplumsal düzeni ve itaati sağlamada kullanılabilecek işlevsel bir araç olarak görür. Hükümdarın dindar görünmesi, halk nezdinde meşruiyetini ve otoritesini artırabilir. Hristiyanlığın pasifliği ve dünyevi işlerden el çekmeyi öğütlemesini ise siyasi zayıflığa yol açtığı gerekçesiyle eleştirir.

  • Devlet ve Cumhuriyetçilik: Prens'te monarşik yönetimi analiz etse de, Machiavelli'nin en kapsamlı eseri olan Titus Livius Üzerine Söylevler, onun cumhuriyetçi ideallerini açıkça ortaya koyar. Ona göre cumhuriyetler, halkın yönetime katılımı sayesinde özgürlüğün (vivere libero) en iyi korunduğu rejimlerdir. Halkın soylulardan daha bilge ve istikrarlı olduğunu, özgürlüğü koruma konusunda daha güvenilir olduğunu savunur. Bu bağlamda Prens, istisnai koşullarda (devletin kuruluşu veya kurtarılışı) gerekli olan bir yönetim biçimini, Söylevler ise istikrar sağlandıktan sonra ideal olan cumhuriyetçi düzeni inceler.


Tarihsel Etkisi ve Değerlendirmeler

Machiavelli'nin eserleri, yayımlandığı andan itibaren büyük bir etki yaratmış ve yoğun tartışmalara neden olmuştur. Katolik Kilisesi tarafından yasaklanmış, "Makyavelizm" terimi ise siyasi ahlaksızlığın ve manipülasyonun bir simgesi haline gelmiştir. Ancak Rousseau ve Spinoza gibi düşünürler, onun siyaseti olduğu gibi tasvir etme dürüstlüğünü ve tiranlığın mekanizmalarını ifşa etme yönünü takdir etmişlerdir. Modern siyaset bilimi, özellikle Quentin Skinner gibi tarihçiler, Machiavelli'yi modern devlet, egemenlik ve cumhuriyetçi özgürlük anlayışının temelini atan bir düşünür olarak yeniden konumlandırmıştır.


Sonuç olarak, Machiavelli'nin felsefesi, siyaseti teolojik ve geleneksel ahlaki çerçevelerden kurtararak onu özerk bir disiplin haline getirmiştir. Onun düşünceleri, gücün, ahlakın ve devletin doğası üzerine zamana meydan okuyan, rahatsız edici fakat temel sorular sormaya devam etmektedir.



Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. Machiavelli, Niccolò. Hükümdar. Çeviren: Necdet Adabağ, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2011.

  2. T.Y.B.A. Political Science, Paper- V: Political Thought.

  3. Standjofski, Alexander. "The Incredible Life of Machiavelli, Author of ‘The Prince’" TheCollector.com, March 10, 2022, https://www.thecollector.com/niccolo-machiavelli-life/

  4. Ashcroft, Rachel. "How to Become an Effective Leader According to Niccolò Machiavelli" TheCollector.com, December 25, 2022, https://www.thecollector.com/niccolo-machiavelli-the-prince-effective-leader/

  5. Ashcroft, Rachel. "What were Virtù and Fortuna According to Niccolò Machiavelli?" TheCollector.com, December 21, 2022, https://www.thecollector.com/virtu-and-fortuna-according-to-niccolo-machiavelli/

  6. Nederman, Cary, "Niccolò Machiavelli", The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Spring 2025 Edition), Edward N. Zalta & Uri Nodelman (eds.), URL = <https://plato.stanford.edu/archives/spr2025/entries/machiavelli/>.

  7. Borghini, Andrea. "Niccolò Machiavelli's Life, Philosophy, & Influence." ThoughtCo, May. 9, 2025, thoughtco.com/niccolo-machiavelli-1469-1527-2670474.

  8. Kurnaz, İ. ve Avcı, Y. (2024). Machiavelli ve realist uluslararası ilişkiler teorisi. Toplum, Ekonomi ve Yönetim Dergisi, 5 (1), 102-124.

  9. Satıcı, Murat. “AHLAK-POLİTİKA İLİŞKİSİ AÇISINDAN MACHİAVELLİ’NİN POLİTİKA TEORİSİ”. FLSF Felsefe Ve Sosyal Bilimler Dergisi, sy. 20 (Aralık 2015): 113-30.

  10. Beriş, Hamit Emrah. "Modern Devlet Kuramının Doğuşunda Niccolò Machiavelli'nin Rolü ve Etkisi." Amme İdaresi Dergisi, cilt 52, sayı 4, Aralık 2019, s. 1-23.

  11. Wikipedia contributors. "Machiavellianism (politics)." Wikipedia, The Free Encyclopedia. Wikipedia, The Free Encyclopedia, 5 Jun. 2025. Web. 26 Jul. 2025.

  12. Wikipedia contributors. "Niccolò Machiavelli." Wikipedia, The Free Encyclopedia. Wikipedia, The Free Encyclopedia, 25 Jul. 2025. Web. 26 Jul. 2025.

  13. Mansfield, Harvey. "Niccolò Machiavelli". Encyclopedia Britannica, 17 Jun. 2025, https://www.britannica.com/biography/Niccolo-Machiavelli. Accessed 26 July 2025.

  14. "Floransa." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 23 Tem 2025, 21.35 UTC. 26 Tem 2025, 03.40 <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Floransa&oldid=35720445>.

  15. "Prens (kitap)." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 22 Haz 2025, 21.20 UTC. 26 Tem 2025, 03.41 <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Prens_(kitap)&oldid=35555507>.

  16. "Makyavelizm (psikoloji)." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 8 Kas 2024, 09.00 UTC. 26 Tem 2025, 03.41 <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Makyavelizm_(psikoloji)&oldid=34182151>.

  17. "Siyaset." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 22 Mar 2025, 21.23 UTC. 26 Tem 2025, 03.41 <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Siyaset&oldid=35138998>.

  18. https://iep.utm.edu/machiave/

  19. https://insights.som.yale.edu/insights/what-can-you-learn-machiavelli

  20. https://www.aktiffelsefeadana.org/niccolo-machiavelliye-gore-bir-hukumdar/

  21. https://tuicakademi.org/machiavellinin-ahlak-anlayisi-ve-insan-dogasi-uzerine-yaklasimlarinin-realist-teori-baglaminda-incelenmesi/

  • Yazarın fotoğrafı: Kronofel
    Kronofel
  • 5 Tem
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 10 Tem

Martin Eden, Jack London'ın unutulmaz romanının başkarakteri, yoksul ve eğitimsiz bir genç adam olarak hayatına başlar. Ancak hikâye ilerledikçe onu entelektüel zirvelere ve derin bir yalnızlığa sürükleyen dönüşüm sürecini gözler önüne serer. Peki, Martin'i bu kaçınılmaz yalnızlığa sürükleyen gerçekte neydi? Başarının bedeli miydi yoksa onu toplumdan koparan farklı nedenler mi vardı?


Hikâye, Martin’in Ruth Morse ile tanışmasıyla başlar. Ruth, varlıklı ve kültürlü bir ailenin zarif kızıdır ve Martin, bu yeni dünyanın kapısından içeri adım attığında büyülenir. Kendisini Ruth'un yanında kaba ve uygunsuz hisseden Martin, değişim ve gelişim arzusu ile dolup taşar. Ruth’a duyduğu aşk, onun için dönüşümün itici gücü olur. Kendi ifadesiyle "canavar"dan insana dönüşmek ister ve bu amaçla kültür, edebiyat ve felsefe dünyasına dalar. Bu noktada Ruth sadece romantik bir hedef değildir, aynı zamanda Martin için idealize edilmiş burjuva yaşamının simgesidir.


Martin'in sınıf atlama çabası, onu kendi köklerinden uzaklaştırır. İşçi sınıfının sade yaşam biçiminden soğur ve arkadaşlarının davranışlarını anlamsız bulur. Ancak burjuva çevresi tarafından da tam olarak benimsenmez. Bu çelişki Martin için ilk büyük darbeyi oluşturur: İçinde bulunduğu burjuva dünyasının yüzeysel, sahte ve samimiyetsiz olduğunu fark eder. Bu farkındalık, onu derin bir hayal kırıklığına sürükler.


Karl Marx Yabancılaşma Teorisi
Görsel Kronofel tarafından üretilmiştir.

Yaşamını sürdürebilmek için Martin ağır fiziksel işler yapar. Önce gemilerde, ardından çamaşırhanede çalışır. Bu işlerin yorucu temposu Martin’i zihinsel ve fiziksel olarak tüketir. Çamaşırhanede yaşadığı zorluklar, Karl Marx'ın yabancılaşma kavramını açıkça yansıtır: Martin, kendi benliğine ve tutkularına yabancılaşır, adeta mekanikleşir. Üstelik Ruth’tan da beklediği desteği alamaz. Ruth, Martin'in yazarlık tutkusunu anlamsız ve amatörce görür, daha istikrarlı bir yaşam arayışına yönelmesini ister. Bu durum, Martin'in hayal kırıklığını daha da artırır ve ilişkilerinde derin bir çatlak yaratır.


Sosyolog Herbert Spencer
Görsel Kronofel tarafından üretilmiştir.

Martin, felsefi olarak Herbert Spencer'dan etkilenir. Spencer'ın biyolojik evrim teorisini sosyal alanlara uyarlamasıyla tanışması, onu Sosyal Darwinizm düşüncesine yöneltir. Bu bakış açısıyla hem işçi sınıfının pasifliğini hem de burjuva sınıfının yozlaşmasını eleştirir. Ancak bu eleştirel duruş onu iki dünyadan da dışlar ve derin bir yalnızlığa sürükler.


Entelektüel olarak en yakın dostu olan şair Brissenden, Martin'in içinde bulunduğu çelişkileri net şekilde görür ve onu uyarır. Brissenden, Martin’e burjuva yaşamın onu tükettiğini söyler ve onun gerçek özgürlüğünün denizde olduğunu vurgular. Ancak Martin bu uyarıları tam anlamıyla kavrayamaz. Brissenden'in beklenmedik ölümü, Martin için büyük bir boşluk yaratır ve onu varoluşsal bir anlamsızlık duygusuna iter.


Sonunda Martin, hayalini kurduğu başarıya ulaşır. Eserleri ünlü olur, büyük paralar kazanır ve herkes tarafından tanınır hale gelir. Fakat bu başarı, umduğu mutluluğu sağlamaz. Tam tersine, başarı Martin'i derin bir yalnızlığa gömer. Eskiden kendisini küçümseyen insanların şimdi onun peşinden koştuğunu görmesi, onu tiksindirir. Ruth bile artık onu yalnızca şöhreti ve parası için ister hale gelmiştir. Bu durum Martin’in aşk kavramını sorgulamasına neden olur ve içindeki sıcaklığı yok eder.


Nietzsche bireycilik ve üst insan
Görsel Kronofel tarafından üretilmiştir.

Bu süreçte Martin, Nietzsche'nin "üstinsan" kavramına benzer bir bireycilik anlayışıyla yola çıkar. Ancak, bireyciliğin yarattığı yalnızlık ve anlamsızlık duygusu onu trajik sona doğru sürükler. Sonunda yaşamında anlam bulamayan Martin, hayatına son verir.


Lacan Arzu Teorisi
Görsel Kronofel tarafından üretilmiştir.

Lacan'ın arzu teorisi açısından bakıldığında Martin’in trajedisi, arzu nesnesine ulaşıldığında anlamın yok olmasına bağlanır. Ruth ve burjuva dünya, Martin'in arzu nesneleridir ancak onları elde ettiğinde, değerlerini yitirdiklerini fark eder. Martin'in hayatı, George Bernard Shaw'un "Hayatta iki trajedi vardır: Biri istediğini elde edememek, diğeri ise elde etmektir" sözüyle mükemmel şekilde örtüşür.


Jack London'ın Martin Eden romanı, sadece bir yalnızlık hikâyesi değil, aynı zamanda bireyciliğin ve toplumsal başarının derin bir sorgulamasıdır. Martin’in hikâyesi bize, başarıya ulaşmanın ardındaki trajik gerçekleri ve varoluşsal boşluğu güçlü bir şekilde hatırlatır. Sonuç olarak Martin Eden'in yalnızlığı, başarının değil, farkındalığın ağır bir bedelidir.



Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. London, Jack. Martin Eden. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2014. İstanbul. Çeviren: Cinemre, Levent.

  2. Şimşek, Ş. (2021). Values in Jack London’s Novel by Martin Eden, International Journal of Eurasian Education and Culture , 6(14), 2220-2253.

  3. Bilgili, Habibe. (2017). Martin Eden Romanın Varoluşçu Terapinin Temel Kavramları Açısından İncelenmesi. Journal of International Social Research. 10. 490-500. 10.17719/jisr.2017.1782.

  4. Émond, M. (2003). Martin Eden ou la quête du bonheur en Amérique. Horizons philosophiques, 14(1), 77–92. https://doi.org/10.7202/801252ar

  5. Mayavel, M., & Madhavan, M. (2021, 28 Aralık). Manifestations of Dehumanization: A Critical Study of Jack London’s Martin Eden. YMER Digital.

  6. https://laphilosophiedesquatrechemins.com/2024/05/07/commentaire-de-lecteurs-martin-eden-jack-london/

  7. https://nouvellesvagues.blog/2019/12/16/martin-eden-du-mythe-social-contemporain-au-male-gaze/

  8. https://gorus21.com/martin-edenin-actigi-yol-nietzsche-r-wagner-boyle-buyurdu-zerdust-r-strauss/

  9. https://comptoir.org/2016/11/23/martin-eden-la-vraie-fausse-autobiographie-de-jack-london/

  10. https://laphilosophiedesquatrechemins.com/2024/03/18/martin-eden-jack-london/

  11. https://www.soylentidergi.com/jack-london-martin-eden-kitap-incelemesi/

  12. https://www.literaedebiyat.com/post/martin-eden-jack-london-inceleme

  13. https://daktilo1984.com/yazilar/jack-londonin-dev-aynasi-martin-eden/

  14. https://bianet.org/yazi/martin-eden-299894


© 2025 Kronofel. Tüm hakları saklıdır.

bottom of page